Dudaktan Kalbe Roman Özeti
FiRaRi Tarih 07 Åžubat 2010
Dudaktan Kalbe
Reşat Nuri Güntekin
İNKILAP KİTABEVİ
Saip PaÅŸa, İzmir’in tanıdığı, sevdiÄŸi bir kimsedir. Zaman zamanda Belediye BaÅŸkanlığına seçilir. Bir yeÄŸeni vardır: Hüseyin Kenan. Dayısının zoruyla mühendis çıkmıştır. ÇocukluÄŸunu Bozkaya baÄŸlarında geçiren Hüseyin Kenan, annesinin dükkanını satıp Avrupa’ya gittikten sonra, müzikteki kabiliyetini önce Batı dünyasına , sonra, buradaki Batı hayranlarına kabul ettirmiÅŸtir. « Åžark leyliyyeleri» diye çevrilen «nocturnes orientales» tarzındaki parçalarıyla şöhret yapmıştır. Güzel keman çalar. Dayısının ısrarlarına dayanamayarak birkaç ay için, çocukluÄŸunun geçtiÄŸi ÅŸehre, İzmir’e gelir. Dayısı Saip PaÅŸa, vaktiyle haylaz bir oÄŸlan diye bildiÄŸi Hüseyin Kenan’la ÅŸimdi övünmekte, ziyafetler tertip ederek bu genç yaÅŸta tanınmış besteciye yakınlığını göstermekten zevk duymaktadır. Bütün bu ÅŸatafatlı alemlerden sıkılan Hüseyin Kenan. Bozkaya’ya giderek dinlenmek ister. Artık eski sefalet günlerinin yerini nisbeten ferahlı bir hayat almıştır. Bozkaya’da, küçük «kınalı yapıncak»la tanışır. Lamia, hafif çilli yüzünden dolayı Hüseyin Kenan’ın kınalı yapıncak dediÄŸi kız, annesini, babasını kaybedence, oraya, amcasının yanına gelmiÅŸtir. Hüseyin Kenan, evli bir kadın olan Nimet Hanım’a kur yaparken dedikoducu ve dar bir çevre olan semt insanlarına karşı, Kınalı yapıncağın varlığından epey faydalanır. Her gittikleri yere onu da beraber götürürler ve böylece dedikoduları önlerler. Lamia bu macerayı bilir ve Nimet Hanım evli olduÄŸu için de Hüseyin Kenan’a acır. Hayalinde çocukça, çok acıklı bir macera yaratır. Bunun alelade bir aÅŸk hikayesi olduÄŸunu anlayınca fena halde kırılır. İnsanlara, hele çok sevdiÄŸi ve gizli gizli kemanını dinlediÄŸi Hüseyin Kenan’a karşı bütün güvenini kaybederb bir gece yarısı Hüseyin Kenan, son eserine çalışırken bahçede bir hayal gördüğünü zanneder. Yakaladığı zaman bu beyaz hayaletin, gecelikle dolaÅŸan Lamia olduÄŸunu hayretle görür. Lamia, onun kemanını delice sevmektedir. Böylece, aralarında tuhaf, gizli bir gece arkadaÅŸlığı baÅŸlar. Hüseyin Kenan onun gelip çalışmasını dinlemesine müsaade etmiÅŸtir.
Yaz bitince, Kenan, İstanbul’a, Prens Vefik PaÅŸa’nın Rumelihisarı’ndaki yalısına nakletmiÅŸtir. Niyeti kendisine pek baÄŸlı görünen Prenses Cavidan’la evlenmektir. Prenses Mısırdayken, Hüseyin Kenan, yeniden İzmir’e döner. Kınalı yapıncakla, sıca bir yaz günü, havuz başında buluÅŸurlar. Lamia çok güzel bir kız olmuÅŸtur. Kızın duygululuÄŸu Hüseyin Kenan’a dokunur. Aralarında aÅŸka benzer, sevdaya benzer bir yakınlık hasıl olur. Kınalı yapıncak, geceleri odasını içeriden kilitler, pencereden bahçeye atlayarak Hüseyin Kenan’ların bahçesine geçer, saatlerce dolaşırlar, uzun uzun konuÅŸurlar. Fakat bir eÄŸlenti gecesi, herkesin dışarıda olduÄŸu bir sırada, baÄŸ köşkünde, Hüseyin Kenan nihayet zayıf davranır, yenilir ve Lamia’yı elde eder. Ayrılırlarken ertesi gün annesinin resmen gelip kendisini isteyeceÄŸini bilirdi. Ama ertesi gece, hayatını kendi elleriyle mahvettiÄŸini düşünmekten gelen bir buhranla yataÄŸa düşer.
Birkaç gün kendini bilmeden yatar. Lamialarda İzmir’e inerler. Genç kız Kenan’ın vazife hissinden gelen evlenme teklifini kesin olarak reddeder.
HamileliÄŸi üç ayı bulunca artık durumunu gizleyemiyeceÄŸini düşünerek eniÅŸtesinin tabancasını alıp intihara kalkışır. Lamia’yı ölümden kurtarırlar ve Kütahya’da bir akrabanın yanına yollarlar. Hayli ıstırap içinde geçen günlerden sonra, Mebrure adını verdiÄŸi kızını orada doÄŸurur. Maceralı günlerden sonra bir binbaşıyla evlenir. Bu sırada kocasının yeÄŸeni doktor Vedat sürgün olarak Kütahya’ya gelir. Kenan’ın Prenses Cavidan’la evleniÅŸini Lamia ondan öğrenir. Vedat’la aynı odada bir kömür çarpmasına uÄŸramak Lamia’ya yeni bir felaket getirir. Kocasından ayrılır. Vedat onu almak isterse de kız reddeder. Kızıyla İstanbul’a, Beylerbeyi’ne gelir. Kısa bir zaman sonra doktor Vedat da İstanbul’a döner. Bir gün muayenehanesinde Lamia’yla Hüseyin Kenan’ı birbirlerine tanıştırırken onların zaten tanıştıklarını hatırlar. Hüseyin Kenan, Lamia’yı sevdiÄŸini geç farketmiÅŸ, evlilik hayatında mesut olmamıştır. Vedat’ta misafir olduÄŸu bir gece bütün üzüntüsünü kemanına söyletir. Yine Vedat’ı muayenehanesinde ziyarete gittiÄŸi bir gün onun Lamia’yla evleneceÄŸini öğrenir. Vedat Kınalı yapıncakla evlenir. Hüseyin Kenan da intihar eder.
Kişiler ve Karakteristik Özellikleri:
Kenan Bey: Duyguları ve istekleri hayatını yönlendirmiş bir kişi. Romantik değil. Müziğe karşı hevesli bir mühendis. Bir anlık zevk için genç bir kızın hayatını zehir edebilecek, onunla evlenmeyecek karakterde bir kişiliği var. Gerçekçi değil; acımasız, yüreksiz. Daha sonraları yaptığı hataları anlayarak kendine kahrediyor. Düşündüklerini de gerçekleştiremiyor. Çaresizliklerle hayatına son veriyor.
Lamia Hanım: Romantik ve aşırı duygusal bir kiÅŸiliÄŸi var. Hayalperest. Hayatın gerçeklerini acı anılarla birlikte öğreniyor. Saf, temiz ve çok iyi yürekli bir kadın; Kenan’ı da çok seviyor. Annesini ve babasını kaybettikten sonra amcasının anında kalıyor. Hayatta yüzü hiç gülmemiÅŸ, gerektiÄŸinde birçok acılara göz yummuÅŸ sevdiÄŸi insan için.
Vedat Bey: Günlük hayatta rastladığımız iyi yürekli bir insan. Lamia’yı seviyor ve sonunda onunla evleniyor. Romantik sayılabilir. Ama gerçekçi deÄŸil. MesleÄŸinde baÅŸarılı bir doktor.
BURAK AK
Not: Sitemizde bulunan bu ve buna benzer bilgilerin birçoğu alıntıdır. Hayta.net, kullanıcıları tarafından geliştirilen bir site olduğu için yazılardan sorumlu değildir.

Facebook'ta paylaÅŸ